22 Ağustos 2015 Cumartesi

Special Tatlım "Yazsonu Rüyası"..

    
Bu yazı çok tatlı olabilir dikkatinize :)
Kendi adıma ilk kez special bir tatlı yaptım. Herhangi bir yerde görmediğim, daha önce yapılmamış bu tatlıyı yapmış olmaktan gurur duyuyorum :) Evde var olan kağıt helvaya bakıp bakıp benim bundan farklı bir şey yapmam gerekiyor deyip sonuç olarak bu güzellik ortaya çıktı ancak henüz bir isim bulamadım. İnstagram'da isim ortağı aramaya başladım bile, sizin de farklı fikirleriniz varsa mutlaka benimle paylaşın.

Tam bir lezzet bombası oldu çünkü içinde yok yok;çilek, elma, tarçın daha ne olsun efenim. Benim gibi karışık görünen birleştiğinde kendini tamamlayan bir tatlı yapmışım da farkında değilim :)

Şimdi bu kadar sevindirik olmak yeter sizi sıkmadan tarif listesine geçiyorum;



Malzemeler;
1 paket kağıt helva
1 paket krem şanti
3 adet orta boy elma
yarım çay bardağı tos şeker
1 çay kaşığı toz tarçın
bir kase dağ çileği

Yapılışı;
1-İlk önce elmalı içi hazırlıyoruz. Bunun için elmayı rendeleyip toz şekerle elmalar suyunu çekip marmelat kıvamına gelinceye kadar orta ateşte kavuruyoruz. Tarçını ekleyip bir dakikada öyle kavurduktan sonra dinlenmeye bırakıyoruz. Dilerseniz benim gibi geceden yapıp buzdolapta soğuması için bekletebilirsiniz.

2-Krem şantiyi 2 çay bardağı soğut sütle mikserle yüksek devirde çırpıp hazırlıyoruz. Bu işimiz de tamam.

3-Geldik çilekleri doğramaya. Bursa'nın mis gibi dağ çilekleri benim elimde mevcut olduğu için onları kullandım yoksa dağ çileği olması tabii şart değil.

4-Ve en eğlenceli kısım bütün malzemeleri birleştirme aşaması.Arkadaşlar bir paket kağıt helvanın içinden iki adet çıkıyor. Öncelikle tam ortadan ikiye bölüp toplamda 4 adet elde etmemiz gerek. Çünkü biz 3 adet kağıt helvayı da kullanıcaz.

5-Birinci kata krem şantiyi her yerine gelecek şekilde sürüyoruz ve onun üzerine elmalı harcımızı eşit bir şekilde yayıyoruz.ve elmalı harcın üzerine de çileklerimizi sıralıyoruz. Böyle olacak şekilde iki kat elde ediyoruz ve en üst kata sadece kerem şantiyi sürüp işlemi bitiyoruz. tatlımız hazır. 


Hiç karışık bir yanı yok fotoğrafta da belli olduğu gibi yapmamız gereken hazırladığımız malzemeleri üst üste sıralayıp kağıt helvadan pasta yapmak aslında.Zaten elmalı marmelatla krem şantinin uyumunu çok severim. Benim damak tadım için biçilmez kaftan oldu.

Ancak ufak bir not düşmem gerekirse bu tarifi yaptıktan sonra taze taze tüketin ki kağıt helva çok yumuşamasın.

Deneyin ve bana haber verin. Çokça beğenmeniz dileğiyle...


20 Ağustos 2015 Perşembe

NARS ILLUMİNATOR "Hot Sand"...


 Özellikle bu yaz çoğu makyaj ürünümü aydınlatıcı özellikli olmasına dikkat ederek satın aldım. Bunun altında yatan en büyük sebeplerden biri ıslak ve aydınlık görünüm sağlayan makyajın doğallığına aşık olmamdı.

 Bu doğrultu da almış olduğum son ürün ise NARS "hand sand" oldu.Bu ürünü son zamanlarda sıkça görmeme rağmen deneme fırsatım hiç olmamıştı. Ancak @makyaj_trendi nin kampanyasına denk gelince özellikle güvenilir bir site olduğunu da anlayınca hemen almak istedim. Seçimim "hand sand" tonundan yana oldu. Şampanya rengine yakın çok sıcak ve yumuşak bir ton. Elime ulaştıktan sonra iyi ki bu rengini almışım dedim. Cildime beyazken ve bronzken çok uydu. 


Tatil öncesi elime ulaşması yorum yapabilmem açısından da avantajlı oldu.Çünkü benim elimde var olan aydınlatıcılar seyahat esnasında valiz içinde bir kaç kez kırılma tehlikesi yaşadı. ancak bu ürünün tüpte olması taşıma kolaylığı açısından inanılmaz rahat oldu. 




                            Gelelim benim bu ürünü kullanım alanlarıma;
hepiniz biliyorsunuz aydınlatıcıların birçok kullanım şekli var ancak ben bu sıvı ürünü aldığım günden bu yana sadece iki farklı şekilde kullandım.
-birincisi; çok daha ıslak ve aydınlık görünüm sağlaması için "MAC face and body" fondotenimle karıştırıp tüm yüzüme;

-ikincisi; tatil sırasında sadece elmacık kemikleri, kaş altı ve dudak üstüme uyguladım.

Tabii tüm yüze uygulamak özellikle yağlı ciltlerde fazla parlak bir görünüm sağlayabilir bu yüzde dikkatli ve abartmadan uygulamakta fayda var, ama yüzde kemikli kısımlara uyguladığımda bile inanılmaz hoş durdu. O istediğimiz ıslak ve yumuşak görünümü sağladı.


İlk kez almış olduğum likit aydınlatıcı da doğru seçim yaptığımdan dolayı mutluyum.@makyaj_trendi nden 95 TL'ye satın aldım.30 ml lık bir ürün. Evet biraz minnak ama bu tarz bir ürün için ideal boyutta. Eğer henüz bu üründen haberiniz yoksa ve likit aydınlatıcıları seviyorsanız kesinlikle bir bakın derim.


19 Ağustos 2015 Çarşamba

İstikamet, GÜRE...


Güneşli bir ağustos gününden herkese merhaba;
kısa bir tatil sonrası evime döndüm ve ufak bir dinlenme arasından sonra nerede tatil yaptığımı, tatil esnasında hangi ürünleri kullanıp memnun kaldığımı, nereleri daha çok sevdiğimi sizlerle bu hafta içinde farklı postlarla paylaşmak istedim. Henüz yaz bitmemişken ve havalar sıcakken belki sizde rotanızı buralara çevirirsiniz.

Benim tatil anlayışım özellikle sahil kenarında bir tatilse bu kesinlikle sakinlik, minimum sessizlik,az sayıda insan ve huzur bulmaktır. İğne atsan yere düşmeyecek plajlardan asla haz etmem, genç arkadaşlarım çoğunlukla beach'lerde yüksek müzik altında yoğun insan kalabalığı içinde çok fazla eğleniyor olabilirler ama ben yaşıtlarımın aksine aile ortamının bulunduğu, kalabalık plajlardan uzak çoğunlukla butik otellerden çok daha mutluluk duyuyorum. Sanırım bu çocukluktan gelen bir alışkanlık, ailemle de hiç bir zaman aksi bir yerde tatil yapmadık. Bugün anlatacağım otele bile 6-7 yıldır her yaz uğrarız. İstikrarlı bir tatil anlayışımız var. 


Bu yaz da her yaz olduğu gibi Balıkesir'in o muazzam koylarına bıraktık kendimizi. Altınoluk'a bağlı,Akçay'a 20 dakika uzaklıkta Güre/ Fener mahallesi adında ufak bir sahil vardır. Çoğunlukla müstakil evlerin, villaların bulunduğu hafta sonu haricinde çok kalabalık olmayan, sakin,huzurlu, ailenin rahatça tatil yapabileceği bir yer burası. Her yaz gitmekten sanırım artık başka bir yerde tatil yapabileceğimi pek düşünemez oldum. Kendimi buraya ait hissediyorum bile diyebilirim. Güre'ye girdiğim anda mis gibi havasını ciğerlerime çekiyorum ve arabadan iner inmez beklemeden kendimi tertemiz denizine bırakıyorum.

Denizi çok temiz, ne yosun ne deniz anası hiç görmedim, belki tek olumsuz yanı taşlık olması. kum sahili yok maalesef. Ancak alıştıktan sonra pek dert etmiyorsunuz.


Dediğim gibi yıllardır gittiğimiz yegane yerdir Güre. ve burada konakladığımız tek bir yer orası da Beykonağı Otel. Zaten fener mahallesi içinde bulunan tek otel burası. Kendine ait yetişkin ve çocuk havuzun yanı sıra dışarıdan gelenlere kapalı plajı bulunmakta. Genel bir otel zihniyetinden uzak sahipleri her daim cana yakındırlar. Dediğim gibi butik oteller her daim favorim. Kocaman tatil köylerindeki samimiyetsizlikten kendilerini bu konuda ayırt edebiliyorlar. 



Sabah açık büfe kahvaltıları enfestir. Çok çeşitte taze ve lezzetli ürünü bulabilmek mümkün. Sıcak sıcak kaşarlı omletiniz bile isteğinize göre hazır ediliyor. Sabah 08:30-10:00 arası kahvaltı servisi sürmekte bu arada. 


Yaramaz çocuklarınız da düşünülmüş. Mis gibi portakal suyu, mısır gevreği gibi çeşitlerde mevcut. Akşam yemekleri de yine açık büfe şeklinde sunuluyor. Her gün ana yemek ve çorba çeşitleri değişkenlik gösterirken bunların yanı sıra zeytinyağlı ve soğuk mezeler ve yeşillikler de binbir çeşitte. Tatlıları ve meyveleri de unutmadan söylemem gerek. 

Ve en güzel nokta ise otelin beş çayı saati. Saat tam beşte kekler, poğaçalar, kurabiyeler ve taze çay servisi var. Akşam yemeği öncesi en güzel saatte bu servis çok tatlı oluyor.Çoğu otel 3 öğünü bile tam anlamıyla vermiyorken bu otelin yemek servisleri kendisini 1-0 öne geçiriyor bana kalırsa.

Ancak ufak bir not, bu kışa kadar otel yılın her mevsimi açıkken bu yıl ufak bir tadilata girecekmiş.Nisan 15'e kadar yanlış hatırlamıyorsam kapalı kalacakmış. Bu tadilat esnasında değişecek başka şeyler var mı bilmiyorum. Bekleyip görücez ;)


Başta da söylediğim gibi Akçay merkeze yaklaşık 20 dk mesafede. Gün içinde veya akşamları uğranmazsa olmaz. Bu yıl meydanı biraz değişmiş buldum aslında daha iyi olmuş diyebilirim. Eskiden özellikle akşamları kalabalıkla beraber karışık duruyordu. Yerler taş parke döşenmiş, ve mağazaların dış görünümü daha temiz bir hal almıştı. Birçok mağaza bulunmakta, özellikle süs eşyaları çok güzeldi. Gitmişken hem kendiniz hem de sevdikleriniz için Akçay hatırası olabilecek ufak hediyelikler alınabilir. 


Ve bir cafe; Dost Cafe :) Adeta ada konseptinde dizayn edilmiş bir mekan burası. Mavi-beyaz çiçeklerle süslü çok hoş bir kafe. Daha önce var mıydı anımsayamıyorum ama bu yaz dikkat etmiş olmam benim adıma sevindirici oldu. 




Akçay meydana gitmişken roma dondurmacısına uğramadan,külahta mis gibi dondurma yemeden dönmek olmaz tabii. Enva i çeşit dondurma yapmışlar. Aklınıza ne gelirse, nane, kavun, tropik meyve,cappuccino vb. birçok farklı lezzetle dondurmalar arasında insan neyi seçeceğini şaşırıyor yahu. Benim aslında en sevdiğim dondurma vişne ve limondur. Ancak bu sefer seçimimi tropik meyve ve kavundan yana kullandım. Kirazlı elbiseme de pek uydu :) 


Ama durun gitmeden uğramam gereken bir yer daha kaldı.Yılladır hep orda durur. En sevdiğim kitapçı. Öyle düzenlidir ki aradığım her şeyi tek başıma bile bulabiliyorum. Yine kaybettim kendimi okumam gereken kitaplar beni beklerken dayanamadım yeni kitaplar edindim. Şimdi onlar da biraz beni bekleyecek.


Ve son olarak sen sevdiğim an, Güre'de gün batımına aşığım. Öyle güzel bir sahne ki akşam yemeğimi yerken gözüm hep orada. Daha güzel bir an olamaz diye dönüşüyorum. 


Bunu reklam yazısı gibi sakın algılamayın. Sadece sevdiğim sahili ve konakladığım ortamı sizlerle paylaşmak istedim.Eminim bizim gibi sakin ortamlar arayan insanlar vardır. Belki bu yazı aracılığıyla haberdar etmiş olurum. Ben geri döndüğüme çok üzülüyorum ama tabii her güzel şeyin bir sonu var :( Eğer giderseniz benim yerime de eğlenin, bol bol yüzün ve gülümseyin. 

İyi Tatillerrr...

6 Ağustos 2015 Perşembe

DIY projesi/ Çiçekli Taç Yapımı...


Blogta ilk kez bir DIY yani kendin yap projesi hazırlıyorum. Konu olarak bu yılın pek popüler  modası çiçekli taç yapımını seçtim. Henüz yaz başlarında kendim için ayrıca bir taç hazırlamıştım, bu sefer ise sizler için yeni bir taç hazırlamaya giriştim.Şöyle büyükçe pembe-beyaz renkli eren güllerle süslü bir taç olsun istedim. Eğer sizin de benim gibi yakın zamanda tatil planınız varsa bir tane yapıp yanınızda götürün derim. Yaptığımdan bu yana deli kızın düğünü modunda evde Frida Kahlo gibi dolanıyorum. Yakında kendi oto portremi yapmaya başlarsam şaşırmayın ya da şöyle yapıyım ben size "ya bu kız ne saçmalıyor" dedirtmeden bu tacı nasıl yapmışım onun aşamalarına geçeyim :)


Malzemeler;
kurdele
saç tacı
makas
silikon
yapay çiçekler

Bu malzemeleri nereden bulabilirim derseniz en genel anlamda hobi marketlerde bulabilirsiniz. Ancak ben Bursa'da ikamet edenler için ayrıca alışveriş yaptığım adresi yazımın sonunda paylaşacağım.


1-Kurdelemi taçımın etrafını kapatacak şekilde sıkıca sardım.Başlarken ve bitirirken kurdelenin açılmaması için silikon yardımıyla yapıştırdım.


2-Taçıma takacağım çiçeklerimi makas yardımıyla kestim. Bu aşamada eğer çiçekleriniz kendinden telli ise herhangi bir yapıştırıcı maddeye ihtiyaç yok ancak aksi bir durumda soğuk silikon veyahut silikon tabancaya gereksinim duyacaksınızdır.


3-Çiçekleri kestikten sonra ister taç etrafında tam tur isterseniz yarım ay yani sadece alın kısmınıza denk gelecek şekilde yapıştırma/sarma işlemini gerçekleştirin.


4-ve çiçekli saç taçınızın dizaynı hazır.

Maksimum 25 liraya gördüğünüz tacı elde ettim. Yapmaya başlamadan önce fiyat araştırması yaptığımda çok uçuk rakamlar gördüm. Bence hiç gerek yok malzemeler belli alıp istediğiniz renk ve dizaynda kendiniz hazırlayın arkadaşlar. Hem yeni bir hobi edinmiş olursunuz belli mi olur;)

Şimdi gelelim benim bu malzemeleri nereden satın aldığıma;
Ulucamii meydanı, Sayılgan ege pasajı; bu pasaj içinde birçok boncuk ve hobi market bulunmakta. Toplu alımlarda indirim bile yapabiliyorlar.Eğer Bursa'da yaşıyorsanız bilmeyenleriniz uğrayıp bakabilirler. 

Ehh tacımızda hazır olduğuna göre bol bol kombinler yapıp, fotoğraflar çekebiliriz. Mutlu kalın sevgili dostlar,

Görüşmek Dileğiyle...